Hizmet üretimi yıllık yüzde 0,8 arttı Hizmet üretimi yıllık yüzde 0,8 arttı

Fransız Borsası, Aşırı Sağın Yükselişiyle Avrupa'nın En Büyük Unvanını Londra'ya Kaptırdı

Fransız borsası, aşırı sağın Avrupa Parlamentosu seçimlerindeki yükselişinin ardından değer kayıplarına uğradı. Bu düşüşler, Fransız şirketlerinin toplam piyasa değerinin 3,13 trilyon dolara gerilemesine yol açtı. Bu kayıplar, iki yıl önce Fransa'nın Paris Borsası'na kaptırdığı Avrupa'nın en büyük hisse senedi piyasası unvanını Londra Borsası'na geri kazandırdı.

Başkan Emmanuel Macron'un aşırı sağın 9 Haziran'daki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden açık ara birinci çıkması üzerine erken seçim kararı alması, Fransız şirketlerinin piyasa değerinde yaklaşık 258 milyar dolarlık bir düşüşe neden oldu. Erken seçimlerin yarattığı siyasi belirsizlik nedeniyle Fransız hisse senedi piyasasının göstergesi olan CAC 40 endeksi %6'dan fazla değer kaybederek 2002'den bu yana en büyük haftalık kaybını yaşadı.

9 Haziran'daki Avrupa Parlamentosu seçimlerinin Fransa ayağında, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) %31,37 oyla birinci olurken, Macron'un partisi Rönesans %14,60 ile ikinci sırada yer aldı. Seçim sonuçlarının ardından Macron, Parlamentoyu feshederek 30 Haziran-7 Temmuz tarihlerinde erken seçime gitme kararı aldığını duyurdu.

Bu gelişmeler, hem Fransız piyasalarında hem de Avrupa genelinde önemli dalgalanmalara yol açtı. Yatırımcılar, Fransa'nın ekonomik geleceğine ilişkin endişelerini dile getiriyor. Aşırı sağın yükselişi, Fransa'nın Avrupa Birliği ve Euro Bölgesi'nde kalması ve küresel ekonomiye entegrasyonu konusunda şüpheler uyandırıyor.

Siyasi belirsizliğin yanı sıra, Fransız ekonomisi de bir dizi zorlukla karşı karşıya. Düşük büyüme oranları, yüksek işsizlik ve artan devlet borcu, yatırımcıları caydırıyor. Ek olarak, küresel ticaret savaşları ve Brexit belirsizliği gibi dış faktörler de Fransa ekonomisi üzerinde baskı oluşturuyor.

Fransız borsasının değer kayıpları, yatırımcıların Fransa'nın ekonomik görünümü konusunda temkinli olmaya devam edebileceğini gösteriyor. Ancak, Macron'un erken seçim kararıyla siyasi belirsizliği gidermeyi ve yatırımcı güvenini geri kazanmayı amaçladığı düşünülüyor. Erken seçimlerin sonucu, Fransa'nın ekonomik geleceği ve Avrupa ekonomisindeki rolü için önemli bir belirleyici olacaktır.

Kaynak: rss