Ülkenin Ekonomik Çöküşünün Nedenlerine Bakış

Türkiye'nin eski muhalefet lideri, sosyal medya platformunda bir video yayınladı ve vatandaşlara unutulan gerçekleri hatırlatarak ekonomi politikalarının ülkeyi nasıl felakete sürüklediğini anlattı.

Paylaşımına "Bu ülkenin yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanan emeklilerini, ürünlerini satamayan çiftçilerini, geçimlerini sağlayamayan işçileri ve memurlarını, çocuklarına eğitim vermede zorluk çeken aileleri, ev kirasını ödeyemeyen on bir milyon kiracıyı ve umutlarını yitiren gençlerimizi sesleniyorum." notunu düşen eski lider, şunları dile getirdi:

İsot ile yapılan yemekler hangileri? İsot reçeli nerelerde kullanılır, tadı acı mı? İsot tadı nasıl, neyden yapılır? İsot ile yapılan yemekler hangileri? İsot reçeli nerelerde kullanılır, tadı acı mı? İsot tadı nasıl, neyden yapılır?

İktidarın Ekonomi Politikalarının Yıkıcı Etkileri

Sevgili vatandaşlarım, bugün sizlere iktidarın ekonomi yönetimi konusunda bazı sorular sormak, hem de onların bu ülkenin ekonomisini nasıl tahrip ettiklerini anlatmak istiyorum. Bu soruları cevaplandırırken, yoksulluk, eşitsizlik ve umutsuzluğun ülkemizde nasıl yaygınlaştığını düşünün:

1. İktidar, ülkenin dış borcunu son yirmi yılda 172 milyar dolardan 466 milyar dolara çıkardı. Bu borçların geri ödenmesi için her yıl bütçeden milyarlarca lira ayrılmakta, bu da kamu hizmetlerine ve sosyal yardımlara ayrılabilecek fonların azalmasına yol açmaktadır.

2. Merkez Bankası'nın döviz rezervleri, 2012 yılında 136 milyar dolar iken, 2023 yılına gelindiğinde 10 milyar doların altına düştü. Bu durum, ülkenin dış şoklara karşı direncini zayıflattı ve Türk lirasının değer kaybetmesine neden oldu.

3. İktidar, ekonomik büyümeyi sürdürülebilir biçimde sağlayamadı. Son beş yılda milli gelir kişi başına ortalama %2,5 arttı, ancak bu artış büyük ölçüde borçlanmaya dayandı ve sürdürülebilir değildi.

4. İktidar, enflasyonu kontrol etmekte başarısız oldu. Tüketici Fiyat Endeksi'nde son on yılda ortalama %11,5 artış yaşandı, bu da vatandaşların alım gücünü düşürdü ve yoksulluğun artmasına yol açtı.

5. İktidar, işsizlikle etkili bir şekilde mücadele edemedi. Genç işsizlik oranı %25'in üzerinde seyretti ve birçok insan geçimlerini sağlamak için düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kaldı.

6. İktidar, vergilendirme sistemini adaletsiz kıldı. Zenginler ve büyük şirketler orantısız bir şekilde vergi yükünden kaçınırken, dar gelirli vatandaşlar ağır vergi yükü altında eziliyor.

7. İktidar, kamu kaynaklarını verimli ve şeffaf bir şekilde kullanmadı. Yolsuzluk ve israf yaygındır ve bu durum ülkenin ekonomik kaynaklarının boşa harcanmasına yol açmaktadır.

8. İktidar, bağımsız kurumları zayıflattı ve eleştiren sesleri susturdu. Bu durum, hükümetin ekonomi politikalarını denetleme ve hesap verebilirliğini sağlama yeteneğini zayıflattı.

Yoksulluk ve Eşitsizliğin Artması

İktidarın ekonomi politikalarının sonucu, yoksulluk ve eşitsizlikte ciddi bir artış oldu. Açlık sınırı altında yaşayan insan sayısı son yirmi yılda 6 milyondan 12 milyona yükseldi.

Gelir eşitsizliği de önemli ölçüde arttı. Ülkenin en zengin %1'lik kesimi, ulusal gelirin %20'sinden fazlasını kontrol ederken, en yoksul %20'lik kesim sadece %5'ini kontrol ediyor.

Yolsuzluk ve İsraf

İktidarın ekonomi politikaları yolsuzluk ve israfla da karakterize edildi. Kamu kaynaklarının kötüye kullanılması, devlet ihalelerinde yolsuzluk ve harcamalarda şeffaflığın olmaması, ülkenin ekonomisini ciddi şekilde yıprattı.

2022 yılında yayınlanan bir rapora göre, Türkiye yolsuzluk algısı endeksinde dünyada 96. sırada yer aldı. Bu durum, ülkenin yabancı yatırım çekmesini zorlaştırıyor ve ekonomik büyümeyi engelliyor.

Reform İhtiyacı

İktidarın ekonomi politikalarının yıkıcı etkileri artık apaçık ortadadır. Yoksulluk, eşitsizlik, işsizlik ve yolsuzluk halkın refahını ciddi şekilde tehdit etmektedir.

Bu sorunları çözmek için radikal reformlara ihtiyaç vardır. İktidar, dış borçlanmadan vazgeçmeli, Merkez Bankası'nın bağımsızlığını güçlendirmeli, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme modelini benimsemeli ve enflasyonu kontrol altına almalıdır.

Aynı zamanda iktidar, vergi sistemini daha adil hale getirmeli, kamu harcamalarında şeffaflığı sağlamalı ve yolsuzlukla mücadele etmelidir.

Bu reformlar kolay olmayacak, ancak ülkenin ekonomik geleceği ve halkının refahı için hayati önem taşıyorlar.

İktidar, halkın desteğini kaybetme riskiyle karşı karşıyadır. Vatandaşlar yoksulluktan, eşitsizlikten ve yolsuzluktan bıkmıştır. Ülkenin ekonomik toparlanmasını sağlamak ve halkın umutlarını yeniden canlandırmak için iktidarın acilen harekete geçmesi gerekmektedir.

Kaynak: rss