Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun yeni sezon için hazırladığı çocuk oyunu “İki Bavul Dolusu”, ilk kez Mustafakemalpaşa’da minik tiyatroseverlerin karşısına çıktı.
“Bursa’nın Fethinin 700. Yılı” etkinlikleri kapsamında düzenlenen ilçe şenliğinde prömiyer yapan oyun, renkli sahne tasarımı, eğlenceli anlatımı ve sürprizlerle dolu hikâyesiyle çocuklar ve ailelerden yoğun ilgi gördü.
İki palyaçonun renkli macerası
“İki Bavul Dolusu”, sirke yetişmeye çalışan ancak binecekleri treni kaçıran iki palyaçonun eğlenceli yolculuğunu konu alıyor.
Bay Godo tarafından kovulma tehlikesiyle karşı karşıya kalan iki palyaço; sokak, durak ve park gibi farklı mekânlarda çıktıkları yolculuk boyunca tiyatronun yalnızca sahnede değil, hayatın her alanında var olabileceğini keşfediyor.
‘İki Bavul Dolusu’ çocuklarla buluştu
Bavulların açılmasıyla renklenen hikâye, çocukları kahkaha ve sürprizlerle dolu bir hayal dünyasına taşırken dostluk, dayanışma ve paylaşma gibi değerleri de eğlenceli bir dille aktarıyor.
Çocuklardan yoğun ilgi
Nedim Buğral’ın kaleme aldığı oyunun yönetmenliğini Kutlay Akbal üstleniyor. Yapımda Hülya Köseoğlu ve Utku Çubukçuoğlu sahne alıyor.
Mustafakemalpaşa’daki ilk gösterimde minik izleyicilerin ilgisini çeken oyun, interaktif ve hareketli anlatımıyla çocukların sahnedeki hikâyeye eşlik etmesini sağladı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun yeni çocuk oyunu “İki Bavul Dolusu”, sezon boyunca Bursa’nın farklı noktalarında sahnelenerek çocuklarla buluşmaya devam edecek.
Nilüfer Belediyesi ve ÇEKÜDER iş birliğindeki 10. Çalı Köy Filmleri Festivali, 53 bildirinin sunulduğu Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu ile başladı.
GİRİŞ 21.08.2026 18:40
10 gösterim
3 dk okuma
Fotoğraf: Çalı Köy Filmleri Festivali’nde akademik buluşma
Nilüfer Belediyesi ile Çalı Çevre ve Kültür Derneği’nin (ÇEKÜDER) iş birliğinde düzenlenen 10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali, bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu ile başladı.
Pancar Deposu’nda “Yerelden Küresele Film Çalışmaları” başlığıyla düzenlenen sempozyuma Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Emre Karagöz, ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin, akademisyenler ve sinemaseverler katıldı.
Festival 10 yılda bir buluşma alanına dönüştü
Sempozyumun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Çalı Köy Filmleri Festivali’nin 10 yıllık süreçte yalnızca film gösterimlerinin yapıldığı bir etkinlik olmaktan çıkarak yeni fikirlerin üretildiği önemli bir buluşma alanına dönüştüğünü söyledi.
Nilüfer Belediyesi olarak kültür ve sanat çalışmalarının akademik üretimle desteklenmesini önemsediklerini belirten Şahin, yapılan çalışmaların değerlendirilmesi, tartışılması ve kayıt altına alınmasının kültürel belleğin oluşmasına önemli katkı sunduğunu ifade etti.
Çalı Köy Filmleri Festivali sinema sempozyumuyla başladı
Bildiriler kitapçık haline getirilecek
Sempozyuma gösterilen ilgi ve sunulan bildiri sayısındaki artıştan memnuniyet duyduklarını belirten Okan Şahin, “Yerelden Küresele” başlığının Çalı Köy Filmleri Festivali’nin kendi hikâyesiyle de örtüştüğünü söyledi.
Şahin, “Çalı’da başlayan bir sinema hikâyesinin bugün farklı şehirlerden, farklı üniversitelerden ve farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getiren bir düşünce ve üretim ortamına evrilmesi çok önemli” dedi.
Sempozyum kapsamında sunulan akademik bildirilerin daha sonra kitapçık haline getirileceği de açıklandı.
ÇEKÜDER: Festival öğrenme ve paylaşma alanı
ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin de Çalı Köy Filmleri Festivali’nin yalnızca film izlenen veya eğlenilen bir organizasyon olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Festivalin aynı zamanda bilgi üretme ve paylaşma ortamı oluşturduğunu belirten Sakin, “Geldiğinde burada bir şeyler öğrenebildiği, öğrendiği şeyi de birilerine aktarabildiği bir alan. O yüzden bu sinema sempozyumu bizler için çok kıymetli” ifadelerini kullandı.
Sinemanın toplumsal bellekteki rolü ele alındı
Hacı Bayram Veli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydan Özsoy ise sinemanın yalnızca filmlerin üretildiği ve izlendiği bir sanat alanı olmadığını söyledi.
Özsoy, sinemanın toplumların belleğini, kültürel kimliklerini, gündelik hayatlarını ve dünyayla kurdukları ilişkileri görünür hale getiren önemli bir düşünme ve anlatım alanı olduğuna dikkat çekti.
53 akademik bildiri sunuldu
Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun davetli konuşmacılarından Prof. Dr. Ruken Öztürk, “Türk Sineması’nda Kadın Yönetmenler: Cahide ve diğerleri” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Gün boyunca devam eden oturumlarda 24’ü yüz yüze, 29’u çevrimiçi olmak üzere toplam 53 akademik bildiri sunuldu.
10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali kapsamında gerçekleştirilen sempozyumla, sinema çalışmalarının akademik perspektifle ele alınması ve yerelden küresele uzanan farklı araştırmaların ortak bir platformda buluşturulması hedeflendi.