Nilüfer Belediyesi’nin Türk resim ve şiir sanatının önemli isimlerinden Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun sanat mirasını Bursalılarla buluşturduğu “Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşıyor” sergisi, düzenlenen kapanış etkinliğiyle sona erdi.
Nilüfer Belediyesi Edebiyat Galerisi ile Nâzım Hikmet Kültürevi’nde eş zamanlı olarak izlenime sunulan sergide sanatçının resimleri, şiirleri ve arşiv belgelerinden oluşan geniş bir seçki yer aldı.
Serginin finalinde Bedri Rahmi’nin yaşamı konuşuldu
Kapanış programı, Edebiyat Galerisi’nde gerçekleştirilen sergi turunun ardından Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşamı ve Sanatı” söyleşisiyle devam etti.
Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Uzunoğlu’nun moderatörlüğündeki söyleşiye, serginin küratörü ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi ve son asistanı Prof. Dr. Aydın Ayan konuşmacı olarak katıldı.
Resim, şiir ve halk kültürü iç içe
Meryem Uzunoğlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun erken Cumhuriyet döneminin önemli sanatçılarından biri olduğuna dikkat çekti.
Eyüboğlu’nun resmini şiirinden, şiirini halk kültüründen ve eğitimciliğini sanat üretiminden ayrı değerlendirmenin mümkün olmadığını belirten Uzunoğlu, sanatçının Batı sanatının plastik değerleri ile Anadolu halk sanatları arasında güçlü bir bağ kurduğunu ifade etti.
Kilime, çiniye, yazmaya ve halk türkülerine duyduğu ilginin Eyüboğlu’nun sanat anlayışını şekillendiren temel unsurlar arasında bulunduğunu söyledi.
64 yıllık yaşama 64 eserlik seçki
Prof. Dr. Aydın Ayan, serginin hazırlık sürecinde ortaya çıkan dikkat çekici bir ayrıntıyı da katılımcılarla paylaştı.
İlk etapta yaklaşık 70 eserin seçildiğini, değerlendirmelerin ardından bu sayının 64’e düştüğünü belirten Ayan, Bedri Rahmi’nin 64 yaşında yaşamını yitirdiğini ve hayatı boyunca 64 günlük tuttuğunu hatırlattı.
Böylece sanatçının yaşamı ile sergideki 64 eserlik seçki arasında tesadüfi bir bağ oluştuğunu ifade etti.
“Bozma cesareti olmayan ileriye gidemez”
Ayan, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Trabzon Lisesi’nden Güzel Sanatlar Akademisi’ne, oradan Paris’e uzanan sanat yolculuğunu ve çalışma disiplinini de anlattı.
Sanatçının öğrencilerine sürekli üretmeyi öğütlediğini belirten Ayan, Eyüboğlu’nun yaptığı bir resmi gerektiğinde bozup yeniden kurmaktan çekinmediğini söyledi.
Ayan, hocasının sanat anlayışını “Bozma cesaretini gösteremeyen kişi bir adım öteye gidemez” yaklaşımıyla özetledi.
Anadolu’dan mozaiğe ve soyut resme uzanan üretim
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Anadolu gezilerinin ardından yazmacılık, duvar panoları ve mozaik çalışmalarına yöneldiğini anlatan Ayan, sanatçının güzel ile işlevsel olanı bir araya getirerek sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçladığını belirtti.
1960’lı yıllarda soyut resim ile kum, taş ve cam gibi farklı malzemelere yönelen Eyüboğlu’nun farklı sanat anlayışlarını kendi üslubuyla yorumlamayı başardığını ifade etti.
Son eseri “Mor Han” oldu
Ayan, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun hastalığının ağırlaştığı dönemde dahi üretimden vazgeçmediğini belirtti.
İlk ameliyatının ardından yatağından güçlükle kalkarak yerde bağdaş kurup çalışmaya devam ettiğini aktaran Ayan, sanatçının son eseri olan “Mor Han”ı bu süreçte tamamladığını anlattı.
Program, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve konuşmacılara günün anısına hediye takdim edilmesiyle sona erdi.









